mutluluk

1 Hafta Sonra

bir hafta sonra doğumgünüm. neden bilmiyorum, kazık kadar olmama rağmen hala doğumgünlerimi deli gibi bekliyorum; içimde bir sevinç, sanki çok güzel bir şeyler olacakmış gibi.. çok eğlendiğim güzel doğumgünlerim oldu son bir kaç yıldır, ancak hiçbir zaman da bir mucize yaşamadım sanırım. beklentimin ne olduğunu da bilmiyorum, sanırım çok fazla romantik-komedi, perili film filan izlemekten oluyor bunlar.

bu sene istanbul’ da da değilim artık. alıştığım gamze, koray, cengiz üçlemesi ve diğer arkadaşlarım yanımda olamayacaklar. keşke hepimizin deli gibi parası olsa, çalışmak zorunda filan olmasak da basıp gelebilseler.. nasıl mutlu olurdum, anlatamam..

velhasıl, aslında şu an içimin sıkışıklığı da normal. her doğumgünüm öncesinde yazın bitişine üzülüyorum çünkü.. bir de, mal gibi, son derece her günkü gibi bir gün olmasın istiyorum doğumgünüm. biliyorum muhtemelen bu sene öyle olacak, ama olmasın yani ya.. nolur..

Ödül

sevgili stuven beni ödüllendirmiş efenim. nasıl teşekkür edeceğimi bilememekle birlikte, öyle bir günde okudum ki yazısını, gökyüzümdeki kara bulutlar bir anda dağılıverdi. ummadık anda küçük sevinçler yaşamak çok güzel bir şey. varolsun.


şimdi, benim bu ödülü, 7 ayrı blogger arkadaşıma vermem gerekiyor..

and the ödül goes to;

* şahane röportajlar, muhteşem tespitler yaparak blogunda bunlara yer veren ranini‘ ye,

* canm karşim; benim tabirimle “güzel müzik bulucusu” gocuman insan os‘ a,

* en eski arkadaşlarımdan biri olma sıfatını hakkıyla yerine getiren canm ciğerim merope‘ a,

* ahiretliğim özlemben‘ e,

* az ve öz yazan, son derece temiz bir kalbe sahip “şeffaf” insan lisamariesimpson‘ a,

* yeni yeni okumaya başladığım, ancak üslubunu çok beğendiğim çok tuhaf günlük‘ e,

* ve son derece samimi yazılarıyla, beğendiği şeyleri paylaşmaktaki maharetiyle ve efendiliğiyle gönlümüzde taht kurmuş olan teletabi‘ ye,

gidiyor benden bu ödül.

***

bir de, sanırım cevaplamam gereken bir soru var bu ödülü verdikten sonra;

kendimle ilgili 7 ilginç şey nedir?

1- salatanın suyuna ekmek banmak fikri dişlerimi kamaştırır.

2- herkes beni çok sıcakkanlı zanneder, bense bir insanın samimiyetine inanmakta genelde çok zorlanırım. bu nedenle de hayatıma dahil etmem uzun zaman alır.

3- bebekken suya “mınım mınım” dermişim. bence çok tuhaf bu, zor çünkü. iki dakka insan olup, herkes gibi bu filan diyeymişim ya?

4- sıkılsam dahi bir kitabı yarım bırakamam.

5- bir evin temiz olduğunu anlamak için, diş fırçalarının bulunduğu kavanoz tipi şeyin içine bakarım. içinde pis su, iğrenç bir görüntü varsa ev sahibesinin pasaklı olduğuna inanırım direk.

6- eskiden herkesin kıçında gamze olduğunu sanırdım.

7- bulunduğum odada böcek görürsem, öldürme kısmı beni tiksindirdiği, böceğin kendisi de tiksindirdiği için, odayı uykusuz kalma pahasına terkederim. kapıyı kapatır, kapının altında delik varsa tıkar, başka bir odada konuşlanırım direk.

***

evet, sanırım ben üzerime düşeni yaptım.

Ekşi Sözlük Hatıra Ormanı

son derece güzel düşünülmüş, son derece şık bir hareket. TEMA da sağolsun, onay vermiş hatıra ormanımız için. sözlük üzerinden yazmak istemedim ama; kendime 20 gün sonraki doğumgünüm için 5 ağaç armağan ettim ben. çok bir şey değil, 5 ağaç 25 tl.

doğamız gittikçe yangınlarla, şehirleşirken yer açmak bahanesiyle vs. yokediliyor her geçen gün. katkım olsun; bir de ekşi sözlük hatıra ormanı‘ nda benim de ağacım olsun diyorsanız;

https://online.tema.org.tr/Online/Login.aspx?t=F

basit bir üyelik işleminden sonra kredi kartınızla ödeme yapabilirsiniz.

Uzanmışım Kumsala


değerli dostlar, yaklaşık 3 haftalık bir zaman dilimi için, bu akşam hareketle saros körfezi’ ne doğru(edirne) yola çıkıyorum.

tatildeyken internetle alakamın olacağını çok sanmamakla birlikte, vaktimi henüz tatile gidememiş olanlarınız için dua etmekle, yoga yapmakla, denize girmekle, güneşte malak gibi yatmakla, akşam üzerleri sahilden balık tutmakla ve anneanneciğimin leziz yemeklerini agop’ un kazı misali yutmakla geçireceğim..

öyle işte. eh hadi madem, bana iyi tatilleeeeeer!