gebelik günlüğü

Sıradışı Bir Hamilelik Yazısı

Hemen hemen konuyla ilgili bütün kitaplarda, internet sitelerinde gebelik mucizevi bir zaman dilimi olarak anlatılır. Hatta, çoğu zaman konunun muhatapları bile geçirdikleri 40 haftanın ne kadar da muhteşem, ne kadar da büyülü bir zaman dilimi olduğundan dem vurur. Aaa hamilelik mi? Ne kadddar da harika!

Ben size biraz işin iç yüzünü anlatmak istiyorum. Yaşamadım ama zaten çoğu gebelikte ilk 3 ay mide bulantısının dibine vurarak, “Su içsem kusuyorum” modunda geçiyor. Ben şanslı azınlıktaydım. Bir kere olsun midem bulanmadı. Buna rağmen bu ilk trimesterde kilo almadım. Yaşayanlar mide bulantılarının insanı yaşadığına pişman ettiğini söylüyor. Bunun dışında, İlk 3 ayda hafif bir karın gerginliği harici pek sorun olmuyor. Ha tabii bir de göğüsler var. Hani ergenliğe girersin ve o meme ağrısı olur, bi dolgunluk hissi gelir. Ya da regl olmadan hemen önce. Hah işte, o hissi al 633737 ile çarp. Sanki yeni silikon ameliyatı olduk. Ööyle bir durum. İşin duygusal boyutu enteresan, ne olduğunu idrak etmeye çalışarak geçiyor zaman. Ve tabii ne olacağını, nasıl ilerleyeceğini düşünerek

Gebeliğin olabilecek en keyifli zamanı 2. Trimester. Yani 4. 5. Ve 6. Aylar. Mesela toplu taşıma kullanıyorsanız genelde 6. Aya kadar yer verme durumu pek olmuyor, sürünüyorsunuz mesai giriş-çıkış saatlerinde. 5. Ya da 6. Ayda azıcık da olsa förtleyen göbeğiniz sayesinde biraz huzur bularak oturmaya başlayabilirsiniz. Bu noktada hiç kimse yer vermese bile yurdum teyzeleri gerek gençlere kalkıp size yer vermeleri konusunda çemkirerek, gerek kendileri kalkıp yer vererek gereken özeni gösteriyorlar. Allah hepsinden razı olsun valla, şükran borçluyum. Aşerme sorunu da çok yaşamadım, bir ara turşu suyuna fena düşmüşlüğüm var sadece. 6. Ay bitişine kadar da öyle çok kilo alınmıyor. Kilo alma konusuna öyle aman aman dikkat etmedim, hatta daha çok “Daha en fazla bir kere daha hamilelik yaşayacağım, yiyeceğim tabii” modundaydım. Ama gerçekten iyi ve kaliteli beslendim. Gebelikte beslenme konusu aslında biraz uzun ve ayrıntılı bir konu, bu yüzden onu başka bir yazıda anlatacağım.

Gelelim beni benden alan, hayattan biraz da olsa soğutan sürece, son trimester. Özellikle de son 1 ay. Canım benim. Bir kere, benim hamilelikte favorim burun. Hokka gibi burnum vardır, estetik mi diye sorarlar hep. Öyle bir hale geliyor ki o burun, bir daha eski haline dönecek mi diye oturup ağladığımı bilirim. Ayaklarınız biraz büyükse (benim 40tı zaten) en az kafadan 1 numara büyüyor, üzerine bir de şişlik. Shrek gibi oluyorsun Shrek gibi sevgili okur. Sadece yeşil değilsin diye şükredeceksen onu bilemem.
Uyumak ayrı işkence. Sağdan sola dönmek için 5 dakika harcar mısın normal şartlarda? Artık vücut gece dakika başı uyanmaya alışsın diye mi nedir bilmiyorum, sürekli tuvalete kalkıyorsun. Yatağınızın yan tarafında tutunup kalkabileceğiniz bi şey yoksa, hepten bittiniz. Normalde gece yatarsın, sabah da kalkarsın di mi? Son trimester çiş konusunda öyle verimli geçiyor ki gece 10 kere kalkıyorsun neredeyse. Gökhan’la Mali, benimle bir yere gitmekten sıkılmışlardı artık. Çünkü her 10 dakikada bir tuvalet aramak zorunda kalıyorduk. Neyse bu konuda şöyle bir güzellik var, engelli tuvaletlerini kullanmanız serbest. Bu bilgi resmen hayat kurtarıyor. Bir de benden size bir tavsiye, özellikle son trimesterde yanınızda hep bi kat alt kıyafet bulundurun. Bir aksırık, bir hapşırma bütün gününüzün mahvolmasına neden olabilir yoksa.
Kilo konusunda da kilit nokta son 1 aydır benim nazarımda. 8. Ayın sonuna kadar 12 kilo gibi bir kilo alımım oldu. Fakat son 2 hafta gittikçe devleşiyorsun. Ha bu arada, gebelikte spor yapabilen insanlar gerçekten cok şanslılar. Bende 8 cm’ye ulaşan bir myom ve onun yüzünden düşük tehlikesi hep baki olduğu için, yürüyüş dahi vermedi doktorum. Hatta rapor verip yatmamı istedi esasen ama sonra beni tanıdıkça bu fikrinden vazgeçti. Ben de belki kendimi bırakmadığımdandır, 37. Haftaya kadar mis gibi çalıştım. Hemen her gün de çıkıp bol bol gezdim. Doğuma 2 gün varken 3 km’lik yol yürüyüp, pazara gidip, biraz dinlenip yine yürüyerek dönmüşlüğüm var. İçimde kalan bu gebelikte spor mevzusunu, ikinci gebeliğimde yapmayı planlıyorum umarım bir sıkıntı çıkmaz. Ben 39+1de, sezaryenle doğum yaptım. Myoma rağmen risklerini anlatarak ama normal dogum istegimi destekleyen doktorum, 39+1 muayenesinde nst’de kasılmaların başladığını gördü. Güney efendi 4 kg üzeri görünüyordu (3.800 doğdu) bir de tabii myom. O arkadaşın da alınabilmesi ve normal doğumda olası bir terslik yaratması riskine karşı sezaryene alındım. Doğumu da ayrıntılı olarak anlatacağım ayrıca.

Neyse, kilo diyorduk. Bakın gebeliğin son 2 haftasının fotoğrafını kimse boydan paylaşmıyor. Gebelik başındaki kilosunu yüksek söyleyen mi ararsın, yooo almadım ki diye aleni yalan söyleyenini mi? Son hafta şişeceksin güzel kardeşim. Hiç atma. Bitsin diye dualar edeceksin. Neyse allahtan sayılı gün gerçekten çabuk geçiyor. Yoksa o şiş olma haline uzun süre kimse katlanamaz. Vücudun, eğer öncesinde kilo problemi hiç yaşamadıysan tahayyül edebileceğin en iri haline ulaşıyor.

Gebelik süresince her şeye ama her şeye ağlayan birine dönüşmüştüm. Dogumdan sonra ilk 2 ay iyice artan bu durum şimdi yavaş yavaş azaldı. Ama tam olarak geçmedi. Evladım çok şükür sağlıklı diye oturup ağlar mısın? Ben ağlayabiliyorum. Birisi gebelik için, bugünleri unutacaksın evladını görünce demişti. Doğru söylemiş. Unutuyorsun. Bebek doğduktan sonraki ilk 40 gün de gerçekten çok zor. Ama onu da unutuyorsun. Bir yerden sonra her gün daha iyiye gidiyor. Başka türlü olsa, kimse ikinci hatta üçüncü çocuğu yapamazdı zaten. Böyle uzun uzun yazdım diye, hamileliğin hiç güzel yanı yok sanmayın. İçinde gün be gün büyüyen bir insan, senin bir parçan varken güzelliği olmaz olur mu? Doktora gidip onu gördüğün, kalp atışlarını dinlediğin anlar… Her test ve kontrol sonrası her şeyin yolunda olduğunu öğrenmek tüm kötü yanlarını ve endişeleri köreltiyor. Bunun dışında bütün olumsuz duygu ve düşüncelerin üstesinden “Bunu herkes yapıyor, ben de yapabilirim” düsturuyla gelebilirsiniz. Çünkü şartlar neyi gerektiriyorsa ona uyum sağlayan kadın bedeni diye bir gerçek var.


 

Pireti’nin Gebelik Günlüğü – Geri Sayım Son 30 Gün

Merhaba!

Bir önceki yazımdan yani 26. haftamdan beri bebeğin büyümesi, dolayısıyla benim gittikçe büyüyüp irileşmem dışında bir sıkıntı bir şey olmadı çok şükür. Şu an 35 Hafta 5 günlüğüm ve artık her an gelebilir Güney. :) Doktorumuz doğum tarihinin 6 Nisan olabileceğini söyledi ki bu da normalden 10 gün evvel oluyor.

Bu ara sorunlarım sık tuvalete gitmek, gece uykularının bu tuvaletler yüzünden çok bölünmesi, reflü, sağ kaburgada bebek iyice büyüdüğü ve rahat durmadığı için ağrı-yanma, aşırı ödem, hareketlerimin yavaşlaması. Evet hamilelik çok güzel, evet Allah isteyen herkese nasip etsin ancak bu iş öyle sihirli muhteşem bir dönem falan değil. Belki ilk 7 ay güzel olabilir. Ancak sonrası artık yavaş yavaş kabusa dönüyor. Bütün hayatım boyunca fiziksel olarak kendimi bu kadar çaresiz ve rahatsız hissettiğimi hatırlamıyorum. Geçen bir kuzenim yazmış, hamilelere neden “Allah kurtarsın” denildiğini anladığın ay 8. ay oluyor. Gerçi ilk 7 ay güzel dedim de, ilk 3 ay mide bulantıları yüzünden intiharın eşiğine gelen çok kadın biliyorum. O yüzden biz bunu 4-7 ay arasında sınırlayalım en iyisi. Ay neyse, yazarken bile içim sıkıldı.

Bir de işin psikolojik kısmı var. Bana mesela bu ara her şey batıyor. Herkes. Yani daha evvel bunca zaman bu insanlara nasıl tahammül edebildiğimi sorgular oldum. Bir de üzerine insanların “Amma şişmişsin” “Sen daha doğurmadın mı ya?” “Doğur artık hahahah” gibi densiz cümleleri gerçekten eline döner bıçağı alıp kalabalığa dalma hayalleri kurdursa da, “Geçecek” diyerek kendini teskin ediyorsun. Mecburen. İnsanlar bayılıyor kendilerini alakadar etmeyen konulara burunlarını sokmaya.

Velhasıl böyle işte. Perşembe 36 hafta doluyor ve doktor kontrolüm var. Artık normal-sezaryen konusunda bir fikir verir ve/veya gün söyler diye umut ediyoruz.

Pireti’nin Gebelik Günlüğü / 23. 24. 25. 26. Haftalar

Öncelikle iyi seneler :)

29 Aralık’ta rutin kontrolüm ve şeker yüklemem vardı. Ebat vs. verip nazar değdirmeyeyim ama bebek yine 2 hafta önden gidiyor (Buraya maşallah gelecek) Şeker yüklemesi sonucum da gayet temiz çıktı çok şükür. Toplamda aldığım kilo 8 idi, tabii 29 Aralık’tan bu güne yine biraz değişmiştir :/

Yarın itibariyla 26. Haftayı bitiriyorum. Kaldı mı sana 14 hafta \o/ Oldu olacak, düşer mi, yılbaşını görür müyüz yoksa erken mi doğar derken yeniyıla girdik valla. Yeniyılın akabindeki Cuma günü tatilinde evde çok sıkıldım. Umarım Allah sağlık verir de Mart sonuna kadar çalışabilirim.

Bebeğime gelince, hareketler aşırı arttı. Seri tekme yumruk çalışmaları var. Özellikle maç izlerken kuduruyor. :) Bazen seriye bağladığında dışardan da görülebiliyor. İçimde dönüp durduğunu çok net hissedebiliyorum ne mutlu ki. Çok değişik bir duygu bu. Allah isteyen herkese yaşatsın dilerim.

Bir hafta kadar bi bel ağrısı çektim. Sonra o bitti bi halsizlik hali başladı böyle grip oluyorum gibi. Son 1 aydır da feci bir reflüm var, hiç ilaç almadım şimdiye kadar. Kötü oldum mu bi soda içiyorum vallahi süper geliyor. Şiddetle tavsiye ederim. Sakın katkılı meyveli vb. içmeyin. Sade soda candır.

Alışveriş listesi bağlamında internetten bulduğum yok yok bi liste vardı 6 sayfa(cık). Onu eledim, elimde olanları not aldım, olmayanları ayrıca yazdım, tamamlıyorum. Çok masraflı bir şey, asla inkar edemem. Ama çok da keyifli. Olm şaka maka bildiğin 3 buçuk ay kaldı ya. Anne olacağıma hala inanamıyorum. ^.^

Pireti’nin Gebelik Günlüğü / 20. 21. 22. Haftalar

20. Haftada doktor kontrolüm vardı. Myom büyümemiş, içinde dejenerasyon başlamış. Ancak rahme doğru değil dışa doğru olduğu için bir sorun yok. Çok şükür. Detaylı ultrasona girdim, bebek gününden 3 gün ilerde gidiyor. Bütün iç organları ve beynine, omurgasına bakıldı. Her şey yolunda.

Karnım oldukça büyüdü. Artık insanlar “Hamile misiniz?” diye sormuyor direk “aaaay maşallah kaç aylık?” diye soruyorlar. Şu an 21+4 üm, Perşembe günü tam 22 hafta dolacak. Bu hafta sonu birden çok kilo aldım. Bu aya kadar gece atıştırması yapmaz ve ihtiyaç duymazken, şimdi geceleri açlıktan kıvranıyorum.

Bu aya kadar kendini saklayan düdük, en sonunda cinsiyetini gösterdi. Allah nasip ederse bir oğlumuz olacak :) Biz kız bekliyor, nedense kız olacağını düşünüyorduk. Ters köşe yaptı sıpa.

Hareketler bu haftalarda daha net, varlığını hissettiriyor artık. Gece 100 kere uyanıp tuvalete gitmeler bitti. Fakat nefes darlığı çekiyorum bazen az da olsa. Bir de ara ara reflü sorunum oluyor ama dayanılmayacak gibi değil şimdilik.

Ayın 18inden sonra 2. doz tetanoz aşısına gideceğim. 29 Aralık’ta da rutin kontrol ve şeker yüklemesi olacak. Yine yazarım.

Pireti’nin Gebelik Günlüğü / 19. Hafta

Bu hafta lens takmakta zorlanmaya başladım. Şeffaf lens ama bi türlü oturmuyor, sanki göremiyormuşum gibi oluyor filan. Bayağı rahatsız edici. Bunun dışında aslında 1 aydır hissettiğim “değişik” hislerin bebeğin hareketi olduğunu düşünmeye başladım. Myomdan dolayı ben hep “Noluyo lan myom mu büyüyor acaba?” diyordum ancak sanırım o bebek.

Cuma günü randevumuz var umarım bu sefer cinsiyetini gösterir sıpa. Perşembe günü zaten 20 haftalık olacağım. Geçen hafta tetanoz aşısı oldum. ilk gün bir sıkıntı olmadı 2. gün hafif bir kol ağrısı ile hasta oluyormuşum hissi ve az ateşim vardı. 1 ay sonra yine olacağım. Kan sayımı ve tiroidler süper çıktı. Çok şükür hiçbir sorun yok. Cuma için hem cinsiyeti hem de myomu merak ediyorum. Bence bu ay büyümedi o myom. Yani inşallah öyledir. Manyak oldum yemin ederim.

Bu sabah itibariyle aldığım kilo artık 4.2 Etrafımdakileri bi kaç ay içinde 80 kiloyu geçeceğim konusunda tehdit edip bana iyi davranmalarını sağlıyorum sdkjfhksjd. Değişken ruh halleri yine başladı. Hamileliğin ilk günlerinden beri devam eden ota boka ağlama veya göz dolması devam. Az önce can sıkıcı bi şeye maruz kalıp telefondan Twitter’ı sildim mesela. Şu an geri yüklüyorum. Böyle böyle şeyler.

Önümüzdeki 21 haftada neler yaşayacağım çok merak ediyorum. Bir mucize olur da şu myomu yenersem, bebeğimi sağlıkla kucağıma alırsam benden mutlusu olmayacak sanırım dünyada.