Demek Anne Oldun, Gel Bak Ne Diyeceğim Sana

Çocuk sahibi olmak çok güzel bir şey. Bu konuda en ufak bir tereddütüm ya da kinayem yok. Hele sağlık durumu iyi olduktan sonra cennette olmak gibi bir şey, gerçekten.

Ama hayli zor da bir durum. Sen hayatının bayağı bi dönemini tek başına iktidar olarak geçir,  yediğin önünde yemediğin sipariş edilmek üzere yemeksepetinde dursun; sonra bi tane yer cücesi peydah olup senin doyamadığın uykularına, o artık sıcak içemediğin güzelim kahvelerine göz diksin. Olacak iş degil!

Bebek ve çocuk ürünleri satan mağazalar daha evvel hiç umrumda olmazken simdi haftanin hiç değilse 1-2 saatini içlerinde geçirebiliyorum. Ki aslında bu devede kulak bile değil. Süreç hamile kalmaya çalışırken başlıyor. Hamilelik boyunca eli kulağı yerinde mi, zekası gelişiyor mu, ay şu testi de atlatalım, yok bu ay bilmem ne yüklemesi var onu da geçelim, ay bugün  kıpırdadı mı, aman ya doğarken kendimi sıkarsam da çocuğun Allah korusun boynu başı bi yeri zedelenirse falan derken konuya 1-0 yenik başlıyorsun. Evham bizim işimiz. Doğuyor, sarılığı emmesi derken yok göbeği düştü mü yok sünneti ne olacak, gözleri çapaklanıyor masaj yapalım, demir damlası, D vitamini takviyesi derken saçlarına ilk aklar düşüyor. Tabii bu bütün hengame ve düşünceler uykusuzluklar silsilesi boyunca etrafınızda olup bir türlü o koca çenesini kapatmayı bilmeyen insanlardan hiç bahsetmedim bile farkındaysanız! Çisiydi, kakasıydı derken bir ek gıda mevzusu var ki, yurdum insanı en azından 1 tane çocuk doğurduğu anda kendini uzman sanıyor. Ek gıdaya geçmeden su ver verme itişmesi, el kadar bebelere daha 6 ayı dolmadan ek gıdaya başlatmalar, ek gıdayı ana öğün gibi saymalar falan. Ay yemin ederim içim epridi. Bu iş benim son derece uzmanlık alanımda ben bile sorulmadan kimseye şunu  yap bunu yap demiyorum canım be. Sen hayırdır?

Emzirme konusu başlı başına bir hikaye. Onu da başka bir gün yazayım artık. Hatta madem başladık, çocuk sahibi olma konusunda  irdelenmesini istediğiniz başka konular varsa yazın, belki kafama uyar bir iki söz söylerim. Kalın sağlıcakla.

Hayatımız Savsaklamak

Uzun zamandır yazacağım yazacağım diye kendimi motive etmeye çalışıp, her kahve sohbetinde ya da iyi bir blog yazısına denk geldigimde “Bu sefer başlıyorum kesin yazacağım!” diyorum. Bu blog işini paraya dökebilmiş arkadaşlarıma gıpta ediyorum tabii ama aslında tek beklentim istediğim gibi yazıp içimi boşaltmak, zehrimi akıtabilmek.

Gebelik bloğu tutmam için yoğun istek ve hatta baskı vardı, az da olsa bir şeyler karalayabilmiştim süreç boyunca. Şimdi benden “annelik” vasfı üzerine yazmam bekleniyor ama ben de ayrı bi cinsim ve böyle beklentiler bende ters tepiyor. Neyse bi şekilde telefondan siteye girmeyi becerebildim, bundan sonra belki biraz sayıklarım buralarda. Twitter iyi hoş da, malumunuz 140 karakterle istediğim gibi çemkiremiyorum.

Pireti’nin Gebelik Günlüğü – Geri Sayım Son 30 Gün

Merhaba!

Bir önceki yazımdan yani 26. haftamdan beri bebeğin büyümesi, dolayısıyla benim gittikçe büyüyüp irileşmem dışında bir sıkıntı bir şey olmadı çok şükür. Şu an 35 Hafta 5 günlüğüm ve artık her an gelebilir Güney. :) Doktorumuz doğum tarihinin 6 Nisan olabileceğini söyledi ki bu da normalden 10 gün evvel oluyor.

Bu ara sorunlarım sık tuvalete gitmek, gece uykularının bu tuvaletler yüzünden çok bölünmesi, reflü, sağ kaburgada bebek iyice büyüdüğü ve rahat durmadığı için ağrı-yanma, aşırı ödem, hareketlerimin yavaşlaması. Evet hamilelik çok güzel, evet Allah isteyen herkese nasip etsin ancak bu iş öyle sihirli muhteşem bir dönem falan değil. Belki ilk 7 ay güzel olabilir. Ancak sonrası artık yavaş yavaş kabusa dönüyor. Bütün hayatım boyunca fiziksel olarak kendimi bu kadar çaresiz ve rahatsız hissettiğimi hatırlamıyorum. Geçen bir kuzenim yazmış, hamilelere neden “Allah kurtarsın” denildiğini anladığın ay 8. ay oluyor. Gerçi ilk 7 ay güzel dedim de, ilk 3 ay mide bulantıları yüzünden intiharın eşiğine gelen çok kadın biliyorum. O yüzden biz bunu 4-7 ay arasında sınırlayalım en iyisi. Ay neyse, yazarken bile içim sıkıldı.

Bir de işin psikolojik kısmı var. Bana mesela bu ara her şey batıyor. Herkes. Yani daha evvel bunca zaman bu insanlara nasıl tahammül edebildiğimi sorgular oldum. Bir de üzerine insanların “Amma şişmişsin” “Sen daha doğurmadın mı ya?” “Doğur artık hahahah” gibi densiz cümleleri gerçekten eline döner bıçağı alıp kalabalığa dalma hayalleri kurdursa da, “Geçecek” diyerek kendini teskin ediyorsun. Mecburen. İnsanlar bayılıyor kendilerini alakadar etmeyen konulara burunlarını sokmaya.

Velhasıl böyle işte. Perşembe 36 hafta doluyor ve doktor kontrolüm var. Artık normal-sezaryen konusunda bir fikir verir ve/veya gün söyler diye umut ediyoruz.

Pireti’nin Gebelik Günlüğü / 23. 24. 25. 26. Haftalar

Öncelikle iyi seneler :)

29 Aralık’ta rutin kontrolüm ve şeker yüklemem vardı. Ebat vs. verip nazar değdirmeyeyim ama bebek yine 2 hafta önden gidiyor (Buraya maşallah gelecek) Şeker yüklemesi sonucum da gayet temiz çıktı çok şükür. Toplamda aldığım kilo 8 idi, tabii 29 Aralık’tan bu güne yine biraz değişmiştir :/

Yarın itibariyla 26. Haftayı bitiriyorum. Kaldı mı sana 14 hafta \o/ Oldu olacak, düşer mi, yılbaşını görür müyüz yoksa erken mi doğar derken yeniyıla girdik valla. Yeniyılın akabindeki Cuma günü tatilinde evde çok sıkıldım. Umarım Allah sağlık verir de Mart sonuna kadar çalışabilirim.

Bebeğime gelince, hareketler aşırı arttı. Seri tekme yumruk çalışmaları var. Özellikle maç izlerken kuduruyor. :) Bazen seriye bağladığında dışardan da görülebiliyor. İçimde dönüp durduğunu çok net hissedebiliyorum ne mutlu ki. Çok değişik bir duygu bu. Allah isteyen herkese yaşatsın dilerim.

Bir hafta kadar bi bel ağrısı çektim. Sonra o bitti bi halsizlik hali başladı böyle grip oluyorum gibi. Son 1 aydır da feci bir reflüm var, hiç ilaç almadım şimdiye kadar. Kötü oldum mu bi soda içiyorum vallahi süper geliyor. Şiddetle tavsiye ederim. Sakın katkılı meyveli vb. içmeyin. Sade soda candır.

Alışveriş listesi bağlamında internetten bulduğum yok yok bi liste vardı 6 sayfa(cık). Onu eledim, elimde olanları not aldım, olmayanları ayrıca yazdım, tamamlıyorum. Çok masraflı bir şey, asla inkar edemem. Ama çok da keyifli. Olm şaka maka bildiğin 3 buçuk ay kaldı ya. Anne olacağıma hala inanamıyorum. ^.^

Pireti’nin Gebelik Günlüğü / 20. 21. 22. Haftalar

20. Haftada doktor kontrolüm vardı. Myom büyümemiş, içinde dejenerasyon başlamış. Ancak rahme doğru değil dışa doğru olduğu için bir sorun yok. Çok şükür. Detaylı ultrasona girdim, bebek gününden 3 gün ilerde gidiyor. Bütün iç organları ve beynine, omurgasına bakıldı. Her şey yolunda.

Karnım oldukça büyüdü. Artık insanlar “Hamile misiniz?” diye sormuyor direk “aaaay maşallah kaç aylık?” diye soruyorlar. Şu an 21+4 üm, Perşembe günü tam 22 hafta dolacak. Bu hafta sonu birden çok kilo aldım. Bu aya kadar gece atıştırması yapmaz ve ihtiyaç duymazken, şimdi geceleri açlıktan kıvranıyorum.

Bu aya kadar kendini saklayan düdük, en sonunda cinsiyetini gösterdi. Allah nasip ederse bir oğlumuz olacak :) Biz kız bekliyor, nedense kız olacağını düşünüyorduk. Ters köşe yaptı sıpa.

Hareketler bu haftalarda daha net, varlığını hissettiriyor artık. Gece 100 kere uyanıp tuvalete gitmeler bitti. Fakat nefes darlığı çekiyorum bazen az da olsa. Bir de ara ara reflü sorunum oluyor ama dayanılmayacak gibi değil şimdilik.

Ayın 18inden sonra 2. doz tetanoz aşısına gideceğim. 29 Aralık’ta da rutin kontrol ve şeker yüklemesi olacak. Yine yazarım.